Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) İle Anda Kalın!

Categories Genel, PsikolojiPosted on

Son yıllarda “farkındalığı yüksek olmak”, “farkında olmak” tabirlerini bol bol duyuyor ve kullanıyoruz. Ana odaklanıp, anı yaşamayı başarabilirsek hayatımızın değişeceğini de hep duyuyor, biliyor ve hatta uygulamaya çalışıyoruz.  Eğer kimse size bilinçli farkındalığın nasıl olduğunu, farkında olarak anda yaşamanın ne olduğunu anlatmadı ise, doğru yerdesiniz 🙂

Şöyle düşünün karşınızda pırıl pırıl bir deniz, hafif bir meltem saçlarınızı uçuşturyor, küçük bir teknede balıkçılar ağlarını çekiyor, kuşların sesi oyun oynayan bi grup çocuğun sesine karışmış ve siz bir bankta oturmuş işyerindeki bir olaya takılmış gitmişsiniz. Patronun son saçmalığından sonra artık tahammülünüz kalmamış, şöyle olsa böyle olurdu hesapları içinde düşünceden düşünceye dalıyorsunuz.  Tamamen düşüncesiniz, bilinç yok! O pırıl pırıl deniz, o tatlı meltem hiçbirinin farkında bile değilsiniz. Belki arkanızı döndüğünüz yürüyüş yolunda hayatınızın aşkı günlük sporunu yapıyor, biraz önce size gülümseyip karşılığını alamadığı için hafif bozulan o yaşlı amcanın oğlu bir firmanın genel müdürü ve siz çok değerli bir bağlantıyı kaçırdınız, hayatı kaçırdınız, anı kaçırdınız!

Geçmiş olaylara takılmak yada gelecek için endişe edip anı kaçırmak zaman zaman hepimizin yaşadığı bir durum. Aslında bu düşünce anında olayları  analiz ederken kendi  düşüncelerimizle durumu yargılarız. Ancak bu durumun sürekliliği  malesef bizi duygu ve düşüncelerimizin esiri haline getirir ve yaşadığımız anı hissetmemizin önüne geçer. Peki nedir bilinçli farkındalık?

John Kabat-Zinn Farkındalığı; “Yargısız bir şekilde, şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla, dikkatinizi toplayabilmek” olarak tanımlıyor. Farkındalık durumunda iki önemli durum bulunmakta birincisi dikkatimizi şimdiye odaklamak, ikincisi duygularımızı ve düşüncelerimizi yargılamamak.  Şu anda ne yaşıyorum? sorusunun cevabını bulmak için dikkatimizi şimdiki ana odaklamak ve tüm yaşanılanları yargılamadan kabullenmek… İşte bu kadar basit 🙂 Evet anlatırken basit; ancak bilinçli farkındalık için gerçekten emek sarfetmeniz, kendiniz ile çalışmalar ve meditasyon yapmanız gerekiyor. Çünkü farkındalık süreci eğer dikkatiniz yüksek değilse birçok tuzakla doludur. Örneğin şimdiye odaklandınız tüm dikkatiniz yaşadığınız anda bulunuyor. Yine aynı örnekten gidelim isterseniz, manzaranın tadını çıkartıyorsunuz ve yan tarafınızda bulunan çimlerin üzerinde bi anne bebeği ile çimlerde oynuyor. Bebeğin kahkahaları senin de yüzünde bir gülümseme  yaratıyor. Dikkatin şimdiki anda, olayları ve duygularını yargılamıyorsun çok güzel… Derken; bebek çimlere düşüyor kalkıyor “O çimlere köpekler çiş yapıyor mikrop doludur”, “bu nasıl bir anne?” ” bir anne olarak nasıl düşünemez bunu!” ” Zavallı bebek mikrop içinde” vs vs.düşünceleri ve yargıları başladı mı bilinçli farkındalıktan malesef koptuk gittik! Daldık yine düşüncelere ve yargılamalara. İşte tam olarak bahsettiğim tuzaklar bunlar… Bu nedenle bilinçli farkındalık emek ister, dikkat ister, yargıdan uzak olmak ister.  Eğer şimdiki ana odaklanıp, farkındalığımızı koruyup, yaşananlara kabul verip yargılamadan kabul edersek.  Endişe, üzüntü öfke gibi olumsuz durumlara karşı tolerans kapasitemiz artar. Kendimize ve olaylara daha yargısız baktığımız için çözüm üretme ve yaratıcı fikirler ortaya çıkartır ve sebepsiz neşeli bir ruh hali içerisinde oluruz.

Eckhart Tolle “Şimdinin Gücü” kitabını mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Echart Tolle günlük yaşam içinde dikkatimizin bir kısmının mutlaka içimizde “şu an ne hissediyorum?” üzerinde bulunması gerektiğini söyler. 

Farkındalık; yargısız ve dikkatli bir bilincin acı çekmekten kurtuluşu olmasından dolayı özgürleştirici ve psikolojik işleyişimize dair iç görü kazandırdığı için yeni durumlara adapte yeteneği kazandırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir