Beynimizin İçinde Hiç Susmayan İç Sesler…

Categories PsikolojiPosted on

Hepimizin beyninde hiç susmayan birden fazla iç ses vardır. Gün boyunca her konuda fikrini söyleyen, sürekli her adımımıza müdahale eden bazen de kendimizle kavga etmemize sebep olan çatıştığımız iç sesler. Bu sesler zaman zaman psikolojik rahatsızlıklara sebep olup tedavi gerektiren bir boyutta da olabileceği gibi bizim burada anlattığımız hastalık boyutunda olmayan hepimizin yaşadığı iç sesler.  İç sesler ile ilgili farklı farklı bir çok bakış açısı bulunmaktadır. Bazıları; iyi ses kötü ses olarak içimizde şeytan ve meleğin konuştuğunu iç sesin vicadanımızın sesi olduğunu düşünsede ortada bir gerçek var ki bu sesler  neredeyse doğduğumuz andan itibaren var.

İç sesler Nasıl Oluşur?

İç sesler yaklaşık 7-8 yaşına kadar merak eden sorgulayan sesler halinde karşımıza çıkarken 7-8 yaşından sonra merak yerini doğruyu arayışa, sorgulamaya, yetişkinlik sürecinden sonra ise yönlendirme ve doğru davranışta bulunmak şeklinde yön değiştirir. Doğru dediysem tabiki bunlar göreceli doğruluklar 🙂  Çocuklarda 4  yaşına kadar kimlik oluşur diye bir bilgi vardır ya  bu tamamen bu iç sesler ile ilgilidir aslında. Cocukken “ne kadar güzel bir şey dokunmak istiyorum bu ne acaba” iç sesi ile davranışa geçilip, o güzel şeyin bir kedi olduğunu öğrenmesi ile birlikte ikinci süreç başlar 🙂  “dokunma ona tırmalar, dokunma çok pis” hele bir de o kedi tırmaladı mı 🙂 İç ses dış sesin verdiği komut ile (ebeveyn) bir karara varır “kediler tırmalar uzak dur!”  Bu örnekten de anlayacağımız gibi iç seslerimiz ebeveynlerimiz ve yetiştiğimiz toplum tarafından oluşan çoklu seslerdir. Hevesle kediye koşan o meraklı ses ise bizim gerçek sesimizdir 🙂

İç Sesimiz Bizim Sezgi Gücümüzdür

Beynimizin saniyeler içinde; havanın durumundan, vücudumuzun durumuna kadar, yanımızdan geçenlerin kıyafetlerinden, ses tonlarına kadar hiç farkında olmasakta bir çok bilgi depolar. Bu bilgilere ihtiyacımız olduğu zaman beyin çıkartır bilgiyi depolarından 🙂 Sezgi gücü aslında  biliyorum bu böyle hissidir. Eğer kendi iç sesimizi dinleyip buna göre karar verebilirsek  kendimiz için en doğrusunu yapmış oluruz.  Kitapçı arıyorsunuz sizin iç sesiniz derki; “biliyorum bu caddede var” diğer ses derki “nerde var bu caddede milyon kere geçtin hemen atla var diye”  “şimdi gireceksin bu caddeye kitapçı var diye bir sürü işe yaramaz para hacayacak şey bulup alacaksın” der diğer ses, öbür ses “bi şeyi aklında tutmayı beceremiyorsun bırak kalsın kitap mitap” diye haykırır. Sonra sen caddeye girip bakmak yerine dönüp gidersin çünkü iç sesini değil ego iç sesini dinlemişsindir. Bu arada o caddede o kitapçı da kesinlikle vardır 🙂

Hangisi Bizim Sesimiz Hangisi Egomuzun Sesi Nasıl Ayırt Ederiz?

İç sesler; dış seslerin zaman içinde beynimizde içselleşmesi ile oluşur. Çoğunlukla annemiz, babamız gibi büyürken çevremizde olanların sesleri ile oluşur. Gerçek iç sesimiz sakin ve dingindir. Israrcı değildir, çatışmaya girmez ve diğer seslerin karşısında bu özelliklerinden dolayı cılız bir ses olarak kalır. Ego sesi dediğimiz bizi koruyan bize akıl veren sesler ısrarcıdır, baskındır ve bizimle çatışmaya girer. Eğer o sesi dinlemez ve eylemi gerçekleştirirsek bile çatışmaya devam eder içimizde “ben sana demiştim, beter ol, görürüm ben seni…” diye konuyu uzatır.  İçimizdeki sesleri dinleyip onları fark etmek için  gün içinde bir miktar enerjimizi beynimize verelim. Bi ses yakalayınca sen kimin sesisin? diye sorun  “senin sesinim tabiki” cevabı geliyorsa o ses sizin iç sesiniz değil egonuzun sesidir. Kendi iç sesimiz bu soruya cevap vermez Ayrıca kendimiz kendimize senin sesinim de demez 🙂

İç Sesler Nasıl Sustaracağız Bir Yolu Yok Mu?

Tabiki yok 🙂 ama ehlileştirmenin canımızı sıkmamalarını sağlamanın bir yolu var 🙂 İç sesleri susturmanın bir yolu yok, olmamalı da onların hepsi bizim bu dünyada ve toplumda hayatta kalabilmek ve  uyum içinde yaşayabilmemiz için gereklidir. Ancak iç seslerde çatışmalar, kavgalar, çelişkiler başladı mı sorun var demektir. Bizi içten içe bitirir. Düşünsenize bir ses sürekli “sen başaramazsın diyor” Bu sesler ile baş etmenin en iyi yolu;

–   o sesin varlığını tespit etmek ve kabullenmektir.

–  sürekli dikkatinizin düşünceleriniz üzerinde tutup en dalgın anlarınızda bile bu anlamda farkındalığınızın yüksek olması

–  Ses ile sonu gelmez kavgalar etmek yerine daha yumuşak baş kaldırılar yapmaktır.  Mesela o sese o işi yapabilecek yetenek ve bilgiye sahip olduğunuzu, denemek istediğinizi yapamazsanız bile bunun bir önemi olmadığını herşeye rağmen yapmak istediğinizi. Yumuşak bir dil ile anlatabilirsiniz.

O zaman sizi sizdekiler ile baş başa başa bırakıyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir